Rasyonel Haber Gazetesi Haberi “HER ZAMAN, HER YERDE TÜRKÇE” - Türkçe İsim Enstitüsü Marka İsmi Marka Tescili Marka Patent Tescili Marka İsmi Marka İsmi Oluşturma İsimder      

Rasyonel Haber Gazetesi Haberi “HER ZAMAN, HER YERDE TÜRKÇE”

Rasyonel Haber Gazetesi Haberi “HER ZAMAN, HER YERDE TÜRKÇE”

Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum. Göreniniz duyanınız, bileniniz var mı? Bir ferman yayınlamıştı. Bu günden sonra divanda, dergâhta, bergahta, mecliste, meydanda Türkçe’den başka dil konuşulmaya diye” Hatırlayanınız var mı? Dükkânın store, bakkalın market, torbanın poşet, Mağazanın süper, hiper, groos market. Ucuzluğun, Damping olduğuna kananınız var mı? A.Turhan Selçuk Türkiye’nin ilk tescilli marka isim ve markalaşma uzmanı Genel Başkanı Mevlüt KANBER nam-ı diğer Bay KAMBER ile İSİMDER’in faaliyetlerini, Markalaşmayı ve Yozlaşan Türkçe’yi konuştuk…

BAY KAMBER  ( Mevlüt KANBER) kimdir?

Türkiye’nin ilk adı tescilli marka isim ve markalaşma uzmanı ve Türkçe (marka) İsim Enstitüsü (İSİMDER) Genel Başkanıyım.  1995 yılı başlarında marka isim ve markalaşma üzerine çalışmalarıma başladım ve bugüne değin aldığım eğitim ve yılların verdiği bilgi birikimi ile merkez İstanbul olmak üzere Konya’da ajansım Markalize İsim Fabrikası’nda evrensel marka isim oluşturma, kurumsallaştırma, tanıtım, reklam ve markalaşma alanlarında hizmet vermekteyim.  Türkiye’de ve yurt dışında sayısız birçok markanın evrensel marka isim oluşturma ve marka yönetimini yaptım. Markaların isim babalığını yapmamın yanında markalara ve kurumlara slogan, pazarlama iletişim danışmanlığı, kurumsal kültür yönetimi, marka konumlandırması, marka koruma stratejileri ve marka tescil işlemleri gibi birçok alanda markalaşma hizmetleri vermekteyim.

İSİMDER nedir?

Türkçe (marka) İsim Enstitüsü Derneği (İSİMDER); Türkçe dili, kelimeleri ve isimlerinin kullanılmasına, yaygınlaşmasına; ayrıca çok kullanılan yabancı isimlerin de Türkçeleşmesine katkı sağlamak amacı ile 2013 yılında benim başkanlığımda ve gönüllülerle Konya’da kurulmuştur. Derneğimiz; Türkçe dil bilgisine uyumlu Türkçe kelimelerden yeni işlevsel isimler üretmek ve bu isimleri ticari, siyasi, kültürel isimler olarak her alanda işlevsel hale getirmek ve yaygınlaştırılmasını sağlamak amacı ile derneğimizi kurmaya karar verdik. Var olan Türkçe kelimeleri ticari ve kültürel alanda yaygınlaştırmaktır. Ayrıca iletişim aracı olarak Türkçe diline uyumlu sloganlar ve global isimler oluşturarak Türkçe kelimelerden oluşan kurum -kuruluş, ürün, marka isimlerinin tabelalar gibi benzeri reklam iletişim araçları, materyalleri ve faaliyetlerinde kullanılmasını ve yaygınlaşmasını sağlamak derneğimizin birincil görevidir.

Neden Türkçe (marka) İsim Enstitüsü’nü kurmaya karar verdiniz? Enstitünüzün faaliyetlerinden ve projelerinden bahseder misiniz?

Dış mekânda gözümüzü gezdirdiğimizde en basiti tabelalarda, billboardlarda Türkçe isimlerden çok yabancı sözcüklerden oluşan isimleri, cümleleri görmekteyiz. Türkiye evladı olarak bu durum beni rahatsız etmeye başlamıştı. Size yaşadığım bir olaydan bahsedeyim. Marka üzerine çalışmak amacıyla bir dönem yurtdışında bulundum. Bulunduğum ülkede; caddelerde, alışveriş merkezlerinde, sokaklarda hiçbir yerde Türkçe isme, sözcüğe rastlamadım. Kıyaslama yaptım ve ortaya çıkan sonuçtan dolayı üzüldüm. Benim ülkemde yüzlerce yabancı sözcüğe, isme rahatlıkla rastlanır; ama orada Türkçe isme, sözcüğe rastlamak imkansız. Oktay Sinanoğlu’nun “Bye Bye Türkçe” isimli kitabında yazdığı gibi ülkede Türkçe isme, sözcüğe rastlamak yalnızca rüyada mümkündü. Bunun dışında gerek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın gerek yetkililerin gerekse halkın tepkileri derneğin kurulma sürecini hızlandırdı. Derneğimiz, Türkçemizin ithal kelimeler ile yozlaşmasına izin vermemek adına faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Bunlardan ilki; Türkçe İsimler Tarihinin Rehberi Marka Geleceğimizin Sahibi”dir. Bunun dışında Türkiye’ye ait markaları, uluslar arası pazarda tanıtan belgelendirme işreti ve Bu İsme İtirazım Var projelerimizden yalnızca birkaçıdır.

Neden Konya’da kurulmak istendi?

Anadolu Selçuklu Devleti’ne başkentlik yapmış bir şehir olması ve Türkçenin korunması ve yaygınlaştırılması için büyük çalışmalar yürüten Karamanoğulları Beyliği’nin yaşadığı coğrafyaya yakın olması, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir olması, Başkentimiz Ankara’ya komşu olması ve aslen Konyalı olmam hasebiyle Enstitümüzü Konya’da kurmak istedik.

 

İsimder’in hedef kitlesinde kimler var?

Derneğimiz, Markalize İsim Fabrikası ve ben BayKAMBER olarak “Her Zaman, Her Yerde Türkçe” misyonu ile faaliyetlerimizi gerçekleştirmekteyiz. Türkçe dilbilgisine, Türkiye kültürüne ve evrensel iletişim kriterlerine uygun yeni marka isimleri oluşturarak; uluslar arası pazarda Türkçe isimlerden, sözcüklerden oluşan Türkiye evrensel markalarını oluşturmak ve bu markaları desteklemek amacındayız. Türkçe marka isim bilincinin ve markalaşmanın öneminin yerleşmesini amaçlayarak faaliyetlerini sürdüren Enstitümüz, kuruluşların önünü açacak markalaşma sürecinde bir kılavuz görevi yapacaktır. Türkçeye ve Türkiye’ye değer veren herkes, firmalar ve kamu kuruluşları bizim hedef kitlemizi oluşturmaktadır.

Derneğin şubelerini açmayı düşünüyor musunuz? Açacak olursanız hangi illere kurmayı düşünüyorsunuz?

Derneğimizin Ankara, İstanbul ve Bursa’da olmak üzere üç şubesi daha bulunmaktadır. İSİMDER Gönüllüleri yelpazemizi gün geçtikçe genişletmekte ve hızla büyümekteyiz. İleride de birçok şehrimizde ve özellikle doğu illerimizde şubeler açmayı hedeflemekteyiz.

Marka nedir?

İsim, canlı cansız bütün varlıkları bize bildirmek, anlamlandırarak hatırlamak için verilen kelimelerdir. İsim, insanın hayatını belirleyen, hatta hayatını yönlendirebilen çok önemli bir unsurdur. İsmin, hayatı olumlu ya da olumsuz etkileyebileceğine dair inanışlara, farklı kültürler ve sosyal yapılara sahip birçok toplum bulunmaktadır. Marka ismi kurum ve kuruluşların ürettikleri mal ve hizmetleri farklılaştırmak için anlamlandırılan, logo gibi şekillerle tasarlanarak çizilebilen ve yazılabilen, ses algısı ile ifade edilerek hatırlanabilen ticari unvanlara denir.  Yani marka, aynı alanda ve aynı zamanda ilk önce akla gelmek demektir. Dünya çapında birçok ürün birçok firmanın isimleri ile piyasada yer almasına karşılık tüketicilerin aklındaki ilk isim, ilk marka olmak anlamına gelir. Bu doğrultuda marka olmak için akıllarda kalıcı olmak gerekir.

Markalaşma hakkında ne düşünüyorsunuz?

Markalaşma büyük bir kültür aslında. Toplumun birçok kesimi piyasaya sürülen ürünlerin telaffuzunun zor olması ve akıllarda kalıcı olmaması nedeniyle firmaların markalaşma anlamında yeterli ilerlemeyi sağlayamadığını görüyoruz. Bu alanda öncelikle akılda kalıcı, tüm dünya dilerinde aynı sesle okunup aynı sesle yazılabilen evrensel iletişim kriterlerine uygun isim bulmalı ve bu ismi markalaştıracak hamleleri doğru yapmalısınız. Markalaşma noktasına kullandığımız kelime, melodi Türkçe imla kurallarına uyarsa ve Türkiye kültürüne uyan bir değerde markalaşırsak hem dilimizin ve kültürümüzün gelişmesine katkıda bulunuruz hem de doğru bir şekilde markalaşarak Türkiye ekonomisine katkı sağlamış oluruz.

Türkçe isimlerle de bir yerlere gelmiş markalar var Bolulu Hasan Usta, Adil Işık vs. sizce bunlar bu başarıyı nasıl kat etti?

Bu firmaların markalarıyla değil kaliteleriyle bir başarı elde ettiklerini düşünmekteyim. Dünyada kaç kişi Bolulu Hasan Ustayı tanımaktadır ki? Hem doğru isimle markalaşma yoluna gidilmiş olsaydı şuan ki başarılarını daha da artırmış ve dünya genelinde çok daha kısa sürede tanınmış firmalar olabilirlerdi. Dominos bu konuda çok iyi bir örnek teşkil etmektedir.

Türkçe markalar neden evrenselleşemiyor?

Firmanızın büyüklüğü, niteliği, işlevi, ürettiği ürün ya da hizmet ne olursa olsun bir ticari varlığa-değere isim bulmak hiç kolay değildir ve kolay da olmamalıdır. Ticari değerlere isim verirken pek fazla üzerinde durmayız. Hâlbuki markalaşmak, sürekli büyümek ve yüzyıllara meydan okuyan bir değer yaratmak için isim seçerken çok iyi düşünmek ve karar vermek gerekir.

İsim markanın ve markalaşmanın önemli bir parçasıdır. Marka, teori ve iş dünyasında iki farklı anlam taşımaktadır;  işaret ve değer olarak. İyi bir marka isminin özellikleri sıralarsak: öncelikle telaffuzu kolay, kulağa hoş gelmeli, kolay anlaşılır olmalı, yazılması kolay olmalıdır. Mümkünse sesli ve sessiz harflerin yan yana gelmesinden oluşmalıdır.

Dikkat edilmesi gereken bir husus ise marka adının uluslararası alanda uygulanabilir olmasıdır. Batı dillerinden farklı bir fonetik yapıya sahip olması sebebiyle Türkçe marka ve şirket ismi seçerken daha dikkatli olunmalıdır. Özellikle dünyaca tanınan bir marka olmak isteyen yerli şirketler markalarını isimlendirirken her durumda hecelenebilmesine, telaffuz edilmesine ve yazılabilmesine, kolay isimler olmasına özen göstermelidirler. İçinde ç,ö,i,ş,ü,ğ harfleri çok fazla tercih etmemelidirler. Ayrıca Türkçede iyi bir anlamı olan bir kelimenin diğer dillerde de iyi bir anlamı olup olmadığını araştırmaları gerekmektedir.

Markalaşmaya çatıdan değil temelden doğru stratejilerle evrensel marka oluşturma ile başlanmalıdır. Eski Türkçe kelimeler gün yüzüne çıkarılarak markalaşmayla günlük hayata uyarlanmalıdır. Markanın da bir miras olduğu unutulmamalı kuşaktan kuşağa geçişlerde yok olmamasına güncelliğini koruyabilmesine dikkat edilmelidir. Benzeşen kavramlar markalaşamaz! Tutarlı-istikrarlı-kalıcı-farklı kavramlar markalaşır. Türkiye’deki firmaların evrenselleşebilmesi ve kalıcılığı yakalayabilmesi için samimi, yeniliklere açık olmalıdırlar ve alanında uzman, deneyimli marka temsilcileriyle çalışmalıdırlar.

Yabancı hayranlığı hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkçe’nin yozlaşması sadece marka yönünde mi seyretti?

Dilimizden uzaklaşma ve günlük hayatımızda daha fazla yabancı dil kullanılması hem aile hem de sosyal çevrede iletişim sıkıntıları yaratmaktadır. Esnaf ile görüştüğümüzde yabancı isimler daha cazip algılanıyor. Kar edilebilirliğin daha fazla olacağını düşünmektedirler. Ancak bu durum toplumsal çözülmenin önünün açmaktadır. Türkçemiz geleceğini riske atan sosyopolitik çekişmelere sahne olmuş; tehlikeli süreçlerin hedefi haline gelmiştir. İthal kelimelerle Türkçemizin daha fazla bozulmasına imkan vermemeliyiz. Türkçemize; Türkiye’nin artan gücüne, büyüyen ekonomisine, artan dış ticaretine paralel, uluslar arası bir boyut kazandırılarak Türkçe hassasiyeti çerçevesinde çalışmalara yön vermeli ve Türkçe isim kullanımını yaygınlaştırmalıyız. Yabancı isim hayranlığımız, hem dilimize hem kültürümüze sahip çıkmak adına son bulmalıdır. Enstitü olarak hayatımızdaki yabancılaşmaya dur demek için çeşitli çalışmalarımız var. İsim bulunması konusunda firmalara, esnafa yardımcı oluyoruz. Ticaret odalarında, üniversitelerde seminerler düzenliyoruz. Örneğin Konya, Afyon, Çankırı ticaret odalarında geçmiş dönemlerde seminerler gerçekleştirdik. Kendimize yabancılaşmamız dilimiz açısından sonu kaçınılmaz bir gerçek haline geliyor. Bu durumun önüne geçmek için çalışmalarımız hızla sürecektir.

Bugüne kadar aldığınız ödüllerinizden bahseder misiniz?

Bu ödüllerden birkaçını söylemek gerekirse Afyonkarahisar Valiliği, Afyonkarahisar İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Sultandağı Kaymakamlığı, Sultandağı Belediyesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Sultandağı Meslek Yüksek Okulu’nun destekleriyle düzenlenen marka isim oluşturma yarışmasında “TADİKİ” marka ismiyle birincilik ödülünü, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel EROĞLU’ undan aldım. Bolu Valiliği İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü AB Koordinasyonu Merkezi tarafından düzenlenen logo tasarım yarışmasında ise yine birincilik ödülü aldım. Eski Başbakanımız ve Yeni Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’dan onur ödülü aldım. 

 

GÜLSEMİN MISIRLI 



Vizyon & Misyonumuz

VİZYONUMUZ

Türk İsim Enstitüsünün temel vizyonu isim endüstrisinin gelişmesine katkı sağlayarak Türkiye’nin dünyaca kabul görecek yeni global marka isimlerini oluşturmak, ve bu marka isimlerini markalaştırarak sınai mülkiyet haklarının korunmasını sağlamak, doğru marka yönetimi yapmak.Türkçe dilinin gelişmesine katkı sağlamak; Türkçe diline ve kültürüne uyumlu oluşturulan yeni Türkçe marka isimlere değer katıp, bu isimleri etkin hale getirerek,ulusal ve uluslararası platformda tercih edilmesini ve kullanılmasını sağlamak.

MİSYONUMUZ

Türkiye’nin ekonomisinin global gelişimine ön ayak olan yeni markaların üretilmesini teşvik etmek, marka, tasarım, patent ve diğer sınai mülkiyet haklarının korunmasını sağlayarak haksız rekabet ortamının önüne geçmek, sınai mülkiyet bilincinin yaygınlaşmasını hızlandıracak altyapıyı oluşturarak Türkiye’den dünyaya global markalar üretmek.Türkçe imla kurallarına, kültürüne ve evrensel iletişim kriterlerine uyumlu, telaffuzu kolay,akılda kalıcı,bilimsel kriterlere uyumlu, Türkiye’de (TPE) ve dünyadaki (WİPO) patent merkezleri tarafından bütün sınıflarda tescile müsait, Türkçe marka isimleri üretmek, türetmek ve kullanımının yaygınlaşmasını sağlamak.

Devamını Oku